Âlimlere Kızmak Yanlış ve Tehlikelidir
İlim sıfatına sahip ama sert mizaçlı birisi olsun. Bu zatın sert mizaçlı olmasından kaynaklanan bazı yanlışlarından ve kabahatlerinden dolayı ilmi suçlamak ve mahkûm etmek ahmaklıktır. Öyle de İslâm’ın kutsiyetini daima telkin eden, dinin hükümlerini güçleri nispetinde tebliğ eden ve Müslüman milletler arasında en ziyade hürmet, muhabbet ve merhamete müstahak olan ulemayı, zamana uygun bir ulema olmamalarından kaynaklanan kabahatleri ve günahları ile suçlamak ve o kabahatleri ve o günahları o bîçarelere isnat etmek de ahmaklıktır. Çünkü zararın sebebi, âlimlerin varlıkları değil; zamanın şartlarına uygun vasıflara sahip birer âlim olmamalarıdır. Bu hal de onların bir kusuru değildir ki onlara buğz edilsin.
Zülcelali vel ikram
ZÜ’L-CELALİve’l-İKRAM
Hem büyüklük sâhibi, hem fazl-ı kerem…
Celâl; büyüklük, ululuk mânasınadır. Büyüklük alâmeti olan ne kadar kemâlât varsa hepsi Allah’a mahsustur. Mahlûkattaki kemâlât, O’nun kemâlinin zayıf bir gölgesi ve işaretidir.
[Devamını oku…]ALLAH (CC) HAKKINDA ŞÜPHE EDİLMEZ?
“Peygamberleri dediler ki: Gökleri ve yeri yaratan Allah hakkında şübhe olur mu? (O,) günahlarınızın bir kısmını sizin için bağışlamak ve sizi(n ecelinizi) belirli bir vakte kadar ertelemek için sizi (îmâna) davet ediyor (ta o vakte kadar size mühlet veriyor).”[1]
Bu ayet-i kerime Cenab-ı Hak hakkında şüphe olur mu demekle, onun varlığı ve birliği hususunda kesinlikle şüphe edilemeyeceğini ifade ediyor. Bu hakikati, Rabbimizin inayetine istinaden bir nebze izah etmeye çalışacağız.
Malikü’l-mülk ismi
MALİKÜ’L-MÜLK
Allah Teâlâ mülkün hem sâhibi, hem hükümdârıdır. Mülkünde dilediği gibi tasarruf eder. Hiçbir kimsenin O’nun bu tasarrufuna itiraz ve tenkide hakkı yoktur… Dilediğine verir, dilediğinden alır. Mülkünde hiçbir ortağa ve yardımcıya ihtiyacı yoktur.
[Devamını oku…]MARİFETÜ’N-NEBİ
Marifetullah Olmadan Kulluk Olmaz!
Allah Teâlâ bizi yaratmış ve imtihan için bu dünyaya göndermiştir. Bizim dünyadaki en önemli vazifemiz, Rabbimizi tanımak ve ona güzelce kulluk etmektir. Kazanacağımız en büyük başarı da Allah’ın rızası ve sevgisine mazhar olmaktır. Böylece dünyada saadeti, ahirette cenneti kazanabiliriz. Ancak bilmemiz gerekir ki Allah’a güzelce kulluk edip şükredebilmemiz için Allah’ı tanımamız şarttır. Allah’ı tanımaya ‘marifetullah’ denir. İyi bir kul olmak ancak marifetullahı elde etmekle mümkündür. Ayarı bozuk bir teraziyle doğru bir tartım yapamayacağımız gibi, bozuk bir inançla, marifetullah sahibi olmadan iyi bir kul olmamız da mümkün değildir. “Salih bir amel ancak sahih bir itikatla mümkündür.”
- « Önceki Sayfa
- 1
- …
- 68
- 69
- 70
- 71
- 72
- …
- 168
- Sonraki Sayfa »