et-TEVVAB
Tevbeleri kabûl edip, günahları bağışlayan..
Bu ism-i şerîf, tevbe’nin mübalâğa sîgasıdır. Tevbenin asıl mânâsı dönmektir. Kulun isyan yolundan dönmesi demektir.
[Devamını oku…]Görünmeyen Dünyanın Görünen Bağlantısı
et-TEVVAB
Tevbeleri kabûl edip, günahları bağışlayan..
Bu ism-i şerîf, tevbe’nin mübalâğa sîgasıdır. Tevbenin asıl mânâsı dönmektir. Kulun isyan yolundan dönmesi demektir.
[Devamını oku…]Şurasını iyi biliyoruz ki bu dünya bir imtihan meydanıdır. Ve yine biliyoruz ki hayırlı işlerin muzır manileri olur ve olacaktır. Burada önemli olan ihlas üzere kalabilmektir ki bunda da her an tehlike vardır.
el-BERR
Kulları hakkında kolaylık isteyen; iyilik ve bahşişi çok olan…
Allah Teâlâ kulları için daima kolaylık ve rahatlık ister, zorluk istemez, zorluk çıkaranları da sevmez. Yapılan kötülükleri bağışlar, örter. Bir iyiliğe en az 10 mükâfat verir. Kul gönlünden iyi bir şey geçirmişse, onu yapmamış olsa bile, yapmış gibi kabûl edip mükâfat verir. Aksine kötülükleri ise yapmadıkça cezalandırmaz.
[Devamını oku…]Ailenin temelini oluşturan ve dünyaya gelmemize vesile olan anne ve babalardır. Çocukları için her türlü emek ve fedakârlıkta bulunurlar. Fedakârlık timsali olan anne evladına bakmakla beraber, onun ilk ve en önemli öğretmenidir. Evladını bir müddet karnında taşıyan anne, daha sonra kollarında ve kalbinde taşır. Baba ise çocuğun beslenme, barınma, eğitim ve yuva kurma gibi ihtiyaçlarını karşılamak için bütün kuvvetiyle çalışır. Bundan dolayı çocukları olarak bizler de, hakların en büyüklerinden olan anne ve baba hakkı üzerinde, titremeliyiz.
el-MÜTEALİ
Yaratılmışlar hakkında aklın mümkün gördüğü her şeyden, her hal ve tavırdan pek yüce ve pek münezzeh..
Meselâ, bir zengin hakkında, “Bu adam yarın fakir düşebilir”, denebilir ve adam da zenginken fakir olabilir. Fakat Allah Teâlâ hakkında, bu gibi ihtimallerin düşünülmesi mümkün değildir. O, her türlü noksanlık, eksiklik, zaaf, âcizlik, hatâ ve kusurdan münezzehtir. İsteyenler çoğaldıkça ihsanı artar, herkese hikmet ve iradesine göre verir. Verdikçe hazîneleri tükenmez.
[Devamını oku…]
“Bahr-i muhit-i kainat da, bir senede yirmi beş bin senelik uzun bir seyahate alışan kürre-i arz, ahalisini alır, gider, mahşer meydanına boşaltır. Hem her otuz üç metrede bir derece-i hararet tezayüd ettiği delaletiyle, merkez-i arzda bulunan cehennem ateşinin Hadisce beyan olunan derece-i hararetine muvafık iki yüz bin derece-i harareti taşıyan ve Hadisin rivayetine göre, dünyada ve berzahta büyük cehennemin bazı vazifelerini gören ateşini cehenneme döker. Sonra emr-i İlahi ile daha güzel ve baki bir surete tebeddül eder. Ahiret âlemin den bir menzil olur.” (Mektubat Mecmuası – 1, Sayfa 12)
Şirinevler Mah., Mareşal Fevzi Çakmak Cad, İncesu Sokak No:2-4 Kat 2 Daire 12, Bahçelievler, İstanbul