Aslında bu cam aynaya lisan gibi görünüyordu şu nazik hatla yazılmış bu manidar kelimeler. Aynayı konuşturuyordu. Her bakan ölümlüye ölümsüz bir güzellik tarifi veriyordu. Aynada ne mi yazıyordu?
“Gencin süsü güzel ahlâktır”
Muhtemelen annemdi ilk buluşmamız için beni ona götüren. O, kendisiyle ne de çok zaman geçirdiğim. O sevdiğim beğendiğim… Bazen görmeyi istemediklerimi gözüme gözüme soktuğu için kırıldığım, kırdığım, kaçındığım ama her seferinde yüzümü dönüp tekrar barış şuâlarımı uzattığım. Mahreç derslerinde bol bol “dad harfi” çalıştığım. Birlikte güldüğüm, ağladığım. Beni bana benden iyi tarif etmekten asla vazgeçmeyen ısrarcı yoldaşım, haldaşım, sırdaşım, asla ama asla yalan söylemeyen vefakâr arkadaşım!
Ayna!