[Devamını oku…]
İlimsiz ibâdet ve unut(tur)ulan düşman şeytan
[Devamını oku…]
Görünmeyen Dünyanın Görünen Bağlantısı
Öncelikle bilinmesi gereken; insan yaratılış gayesi olan ibâdeti zevk almak için değil sadece Allah (cc) rızası için yapmalıdır. İbâdetten zevk alınmaması ibâdetin terki için geçerli bir sebep olamaz. İbâdet lezzetine engel olan manevi hastalıklardan ve ilaçlarından bir kaçını şöyle sıralayabiliriz…
Öncelikle bilinmesi gereken; insan yaratılış gayesi olan ibâdeti zevk almak için değil sadece Allah (cc) rızası için yapmalıdır. İbâdetten zevk alınmaması ibâdetin terki için geçerli bir sebep olamaz. İbâdet lezzetine engel olan manevi hastalıklar ve ilaçlarından bir kaçını şöyle sıralayabiliriz.
Kâinata baktığımızda her şeyin bir ömrü, dolayısıyla da bir eceli olduğunu görmekteyiz. Bugün bilimin de kabul ettiği gibi dünya ömrünün sonuna doğru yaklaşmaktadır.
Dünyanın sonu İsrâfil (as) isimli meleğin Sûr’a üflemesiyle olacak, kıyâmet tüm dehşetiyle kopacak, bütün canlılar ölecektir.
Ahiretin kelime mânâsı “son” demektir..
Ebû Saîd-i Hudri (ra) şöyle demiştir: Allah’ın Peygamberi (asm) şöyle buyurdu: “Sizden evvelki ümmetler içinde bir adam vardı ki doksan dokuz insan öldürmüştü. Bu zât, yer ahâlisinin en âlim insanının kim olduğunu sordu. Kendisine bir râhib delâlet olundu. O, râhibe geldi ve: Bu adam doksan dokuz nefis öldürdü. Onun için bir tevbe kapısı var mıdır? diye sordu. Râhib: Hayır, yoktur diye cevap verdi. Bu menfî cevâp üzerine katil, o rahibi de öldürdü. Bu sonuncu cinâyetle öldürdüğü kimselerin sayısı yüze tamamlandı. Sonra yine yeryüzü halkının en âlim olan kişisini sorup aradı. Kendisi, âlim bir kimseye delâlet edildi. Onun yanına gelince: Bu adam yüz tâne insan öldürmüştür. Acaba onun için bir tevbe yolu var mıdır? dedi. O âlim zât : Evet vardır. İnsan ile tevbesi arasına kim perde olabilir? Sen falanca yere git. Çünkü orada Allah’a ibâdet etmekte olan bir takım insanlar vardır. Sen de onlarla beraber Allah’a ibâdet (ve günahlarından tevbe) et ve sakın bir daha kendi memleketine dönme. Çünkü orası kötü bir mıntakadır dedi. Bunun üzerine o katil kişi, söylenen yere doğru yönelip gitti. Nihayet yolun yarısına vardığı zaman kendisine ölüm geldi. Şimdi Rahmet melekleri ile Azab melekleri birbirleriyle çekişmeye başladılar. Rahmet melekleri: Bu adam tevbe ederek ve kalbi ile Allah’a yönelerek bize doğru geldi dediler. Azap melekleri de: Bu adam hiçbir hayır işlememiştir dediler. Bu sırada insan kılığında başka bir melek geldi her iki tarafın meleği aralarında onu hakem yaptılar. O melek: Şimdi siz buradan itibaren geldiği yer ile gideceği yerin mesafesini ölçüp birbirine tatbik ediniz. Bunun bulunduğu bu yer iki yerden hangisine daha yakın ise bu kimse oraya ait olur dedi. Melekler mesafeleri ölçtüler ve zatın gitmek istediği yere daha yakın yerde yatmış olduğunu gördüler. Bunun üzerine onun ruhunu rahmet melekleri aldı.
Bir ikindi namazı esnasındaydı. İlk rekâtta kıyamda idim. Fakat içimde tuhaf bir his vardı. Sanki arkamda birisi duruyordu. Nefesinin sıcaklığını ensemde hissedebiliyordum. Boğazımda da bir acı dolaşıyordu. Metal bir şey vardı boğazımda ve oldukça keskin gibiydi. Kafamı eğsem kesilecek zannediyordum. Fatiha’yı bitirmek üzereydim. Diğer taraftan da hangi sûreyi okuyacağımı düşünüyordum. Bildiğim en uzun sûreler hafızamda dolaşıyordu. Zira ne kadar kısa olursa, o metal şeyin boğazımı kesmesi o kadar yakın olacaktı.
DÜNYANIN MERKEZİ: MEKKE
Geçtiğimiz Nisan ayında, İslâm Hukuku ve Jeoloji mevzularında uzman ilim adamları, Katar’ın başşehri Doha’da tertîb edilen “Dünyanın Merkezi Mekke” isimli konferansta bir araya geldiler. Konferansa katılan ilim adamları dünya saat ayarlamasında başlangıç noktası olarak İngiltere’deki Grinviç (Greenwich) yerine Mekke’nin kabûl edilmesini taleb ettiler.(1)
Şirinevler Mah., Mareşal Fevzi Çakmak Cad, İncesu Sokak No:2-4 Kat 2 Daire 12, Bahçelievler, İstanbul