Meryem’in suyundan veya
Balçıktan yapılmış beşer suretindeki Cebrail’in soluğundan
“Siccin” olarak adlandırdığın tabiattan,
Ruh, o tertemiz olanda (yani, Meryem’de), oluşa geldi [tekvin].
Bundandır ki, onda (bedeninde) tayin olunan ikameti uzadı
Bin yıldan fazla bir zaman kadar.
CEHRİ (RHAMNUS PETİOLARİS)
Altın ağacı, Boyacıdikeni, Alacehri, Cehni, Cehre, ve Çehri de denir. Cehrigiller familyasından, üç metre boyunda dikenli bir ağaççıktır. Kışın yapraklarını döker. Meyveleri 6-7 mm çapında, esmer yeşil renkli, tüysüz ve iç kısmı parlak sarı renkli taneler halindedir.
Taşıdığı sarı renkli boyar madde nedeniyle eskiden beri kumaş ve yağların boyanmasında kullanılmaktadır.
Anadoluda yirmiden fazla Rhamnus türü bulunmakta olup, bazı türlerinin meyve ve kabukları tedavi alanında kullanılır.
Akdiken: (Rhamnus catharticus) Geyikdikeni ağacıda ve Adi cehri de denir. Bu tür 2-6 metre yükseklikte, kışın yapraklarını döken, dikenli bir ağaçtır. Meyvesi 6-8 milimetre çapında, olgunlukta siyah renkli, (4) dört çekirdekli, kokusuz ve biraz mayhoş olup, acı lezzetlidir. İdrar artırıcı ve müshil etkilere sahiptir.
Bir bardak suya 20 gram Akdiken meyvesi konur, 10 dakika kaynatılır ve günde 1-2 bardak içilir. Veya Akdiken meyvesi toz haline getirilir ve günde birkaç defa 2,5 gr içilir.
15-20 adet taze Akdiken meyvesi yenildiğinde ishal yapar. Zehirli bileşikler taşımadığından emniyetle kullanılabilir.
Yalancı Akdiken: (Rhamnus alaternus) Bu 1,5 mt yükseklikte, kışın yaprak dökmeyen, dikensiz bir ağaççıktır. Meyve olgunlukta siyah renklidir. Meyve ve kabuğu müshil etkilidir. Bu ağacın kökü sarılığa karşı kullanılır.
Erkek Akdiken: (Rhamnus frangula) Barut ağacı da denir. Bu tür 2-6 mt yükseklikte dikensiz ve kışın yapraklarını döken bir ağaççıktır. Meyve 6-10 mm çapında ve olgunlukta siyah renklidir. Müshil ve midevi etkilere sahiptir. Tedavi maksadıyla kullanılacak ağaç kabuklarının stabileze edilmiş veya 1-2 sene bekletilmiş olması lazımdır.Enaz bir yıllık kurutulmuş kabuklar kullanıldığında kusturucu ve tahriş edici özelliüi kaybolur.
Bir bardak suya 20 gr kabuk konur, 10 dakika kaynatılır, günde 2-3 bardak içilir.
Ağız yaralarında, ezik ve kabarcıklarda, yaralarda ve çürükler de kullanılır. Barut ağacı kabukları kaynatılır, gargara halinde ve pansuman şeklinde kullanılır.
Kör diken:(Rhamnus oleoides):Büyük yapraklı Akdiken (Rham nus imertinus) ve Lübnan Akdikeni: (Rhamnus libanoticis) gibi türleri vardır.
ESMA-İ ERBAİN:Onbeşinci İsim:
Onbeşinci İsim:
يَانَقِيًّا مِنْ كُلِّ جَوْرٍ لَمْ يَرْضَهُ وَلَمْ يُخَالِطْهُ فِعَالَهُ
Yâ nekıyyen min külli cevrin lem yerdahu ve lem yuhâlithu fiâleh.
Bu mübarek ismin hassası budur ki bir insana bir zalim musallat olur da ondan kurtulamazsa, bu mübarek ismi çok okusun; öyle ki günde bin defa ve daha ziyade okusun. Bu ismi çok okumasının sebebi şudur ki buna ism-i azam denmiştir. Bu ismin bereketi ile o zalimin elinden kurtulur. Eğer hapiste de olsa kurtulur. Bu ismi sabah akşam okur. Allah ona selamet verir. Allah ona o kadar mal verir ki kimseye muhtaç olmaz.
Bu ismi okuyan abdestli olmalıdır. İtikadı da sağlam olmalıdır.
ÜZEYİR KELİMESİNDEKİ HİKMET-İ KADERİYYE
Bil ki, “kazâ” denilen şey, Allah’ın şeylerdeki hükmüdür. Ve Allah’ın şeylerdeki
hükmü; şeylere ilişkin ve şeylerdeki ilmiyle sınırlıdır. Ve Allah’ın şeylerdeki ilmi de,
bu bilinen şeylerin [eşyâ-yı ma’lûme] nefslerinde değişmez olarak bulundukları
halden Hakk’a verdikleri ilimle sınırlıdır.
Kader, şeyler kendi aynlarında ve nefslerinde ne üzere değişmez iseler, (ilahi)
hükmün buna göre fazlalık olmaksızın zamansal olarak verilmesidir. Ve ilahi kazâ,
şeyler üzerine ancak şeyler ile hükmeder. Ve bu kader sırrının ta kendisidir. Ve bunu
bilmek, (zuhur mahallerinde Hakk’ı) müşahede ederek, (hissî ve aklî zuhur
mahallerinde Hak ile dönüşüme uğrayan bir) kalbi olan ve kulak veren kimseye
özgüdür. Ve apaçık delil Allah’ındır. Böyle olunca, Hüküm Verici, gerçekte hüküm
verilenin ayn’ına uyarlık içerisinde hüküm verir — hüküm verilenin zatı neyi
gerektiriyorsa o şekilde hükmeder. Hükmolunan, kendisinde olan şeyle Hüküm
Verici’nin nasıl hüküm vereceğine ilişkin hüküm vericidir. İmdi, hüküm verme
konumunda olan, (hüküm verdiği şeyin zatının ve hakikatının gerektirdiğine göre
hüküm verdiğinden dolayı) hüküm verdiği şeyle ve hüküm verdiği şeyde
hükmolunandır.
ALIÇ (CRATAEGUS)
1-Beyazdiken, Ekşimuşmula, Yemişen, Geviş, Anc ve Edran da denir. Yemişinede Nebk derler.
Gülgiller familyasından, kırlarda yabani olarak yetişen bir ağaç olup, meyveleri küçük muşmulaya benzer ve kırmızı renklidir. Tadı mayhoştur. Meyvesi kullanılır. Türkiyede yabani olarak yetişen yirmiye yakın Crataegus türü vardır.
Beyaz diken: (Crataegus monogyna) On metre yükselebilen, dikenli, beyaz veya pembe çiçekli bir ağaçtır. Meyvesi esmer-kırmızı veya kırmızı renkli olup, hafif buruk tatlı ve ufaktır.
Geyik dikeni: (Crataegus oriantelis) 3,5 metre yüksekliğinde küçük bir ağaçtır. Meyvesi 2 cm kadar çapında, 4-5 çekirdekli ve kırmızımtırak turuncu rengindedir.
Kuş yemişi: (Crataegus tanacetifolia) 8-10 metre yüksekliğinde bir ağaçtır. Meyvesi 2 cm çapında, 5 çekirdekli ve sarı renklidir. Meyveleri yemiş olarak yenilir. C. Pentagyna, C. Pectinata ve C. Azarolus gibi türleride vardır.
Asabi çarpıntıları dindirir. Sinir bozukluğunu geçirir. Yüksek tansiyonu düşürür.Uykusuzluğu giderir. Kalbi kuvvetlendirir. Damar sertliği ve göğüs nezlesine faydalıdır.
2-Alıç (ekşimuşmula) : Gülgillerden; kırlarda yabani olarak yetişen bir ağaçtır. Meyveleri; küçük muşmulaya benzer, kırmızı renklidir. Tadı mayhoştur. Hekimlikte meyvesi kullanılır.
Faydası : Asabi çarpıntıları giderir. Sinir bozukluğunu geçirir. Yüksek tansiyonu düşürür. Aritmide kullanılır. Uykusuzluğu giderir. Kalbi kuvvetlendirir. Damar sertliği ve göğüs nezlesinde faydalıdır.
ESMA-İ ERBAİN:Ondördüncü İsim:
Ondördüncü İsim:
يَاكَافِىَ الْمُوسِّعِ لِمَاخَلَقَ مِنْ عَطَايَا وَفَضْلَهُ
Yâ kâfiyel muvessiı li mâ halaka min atâyâ ve fadleh.
Şerhi: Bu mübarek ismin hassası budur ki bir insanın bir başka insana ihtiyacı olur da ihtiyacını görmez, geri durursa, aradan uzun zaman geçerse, bu mübarek ismi tabaklanmış bir ceylan derisine misk ve safranla yazar. Onu ihtiyacı olduğu kimsenin evinin eşiğine gömer. Tez zamanda ihtiyacı görülür. Allah teala lutfu ve keremi ile ona çok ihsanda bulunur. İşlerine bereket gelir. Öyle ki eline toprak alsa altın olur. Eğer fakir veya hiçbir şeyi olmayan bir muhtaç ise said bir gün seçer. Yani ayın kova burcunda olduğu günü gözler. Bu mübarek ismi bir hatai kağıda yazar. Onu muşambaya sarar ve onu su içtiği bardağın veya tulumun içine atar. İyi bir zamanda bunu yapmalıdır ki Allah’ın izni ile hayır ve bereket görsün. O zaman çok nurlar ve Allah’ın işlerinden acayip şeyler görür. Sevdiği ve razı olduğu şeye muvaffak kılan Allah’tır.
- « Önceki Sayfa
- 1
- …
- 33
- 34
- 35
- 36
- 37
- …
- 168
- Sonraki Sayfa »