Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın Kur’ân’dan sonra en büyük mûcizesi kendi zâtıdır. Yani, onda içtima etmiş ahlâk-ı âliyedir ki, her bir haslette en yüksek tabakada olduğuna, dost ve düşman ittifak ediyorlar. Hatta şecaat kahramanı Hazret-i Ali (ra), mükerreren diyordu: “Harbin dehşetlendiği vakit, biz Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın arkasına ilticâ edip tahassun ediyorduk.” Ve hâkezâ, bütün ahlâk-ı hamîdede en yüksek ve yetişilmeyecek bir dereceye malikti. (1)
[Devamını oku…]
Necran Papazları
Necran Papazları, bozuk ve zehirli bir anlayışın ibretlik örneğidir. Sağlıklı bir toplum inşası için özellikle altı çizilmesi gereken dersler ihtiva eden bu kıssayı bir kez daha burada değerlendirmek istiyorum.
Necran, Mekke ile Yemen arasında, Hicaz beldelerinin en güzeli ve en hoşudur. Peygamberimiz (asm), her kabile gibi Necranlıları da İslâm’a davet etmiş ve Necran Piskoposuna bir mektup göndermiş. Piskopos, durumu halkının ileri gelenleriyle görüşmüş ve neticede Necranlılar hicretin 10. yılında Medine’ye bir heyet göndermişler.
Miraç Mucizesi
Sual: Miraç mucizesi ne zaman ve nasıl gerçekleşmiştir?
Cevab: Miraç mucizesi, Hicretten 1,5 sene önce, Receb ayının 27. Gecesi, Resûlullah (sav) Mekke’de iken gerçekleşmiştir. O gece Cebrail (as), Burak adı verilen bir Cennet bineği ile Resul-ü Ekrem (asm)’ı alarak önce Kudüs’e, Mescid-i Aksa’ya götürmüştür. Yolculuğun bu kısmına gece yürüyüşü manasında “İsra” adı verilir. Burada bütün Peygamberlerin ruhlarına (as) imam olarak namaz kıldırdıktan sonra semaya yükseltilmiş, yedi kat semayı geçmiş, Cennet ve Cehennem’i, Sidretül Münteha’yı görmüş; daha sonra Arş-ı Alâ’yı da geçerek bütün kâinatı geride bırakmış, Kab-ı Kavseyn denilen makamda Allahü Tâlâ ile perdesiz olarak görüşmüş, nihayetsiz güzel olan Cemal’ini görmüş ve kelâmını işitmiş, Rabbi’nin sohbetiyle müşerref olmuştur. Bu uzun yolculuktan dönüşü ise bir anda gerçekleşmiştir.
[Devamını oku…]
“Medenilere galebe çalmak, ikna iledir”
Panel söhbetlerinden alıntılar.
Batı medeniyetinin tamamen çıkmaza girdiği, ahir zaman fitnesinin bir faslında bulunduğumuz şu asrımızda, bizlere bu buhrandan çıkış yollarımızı gösteren alemşumul mesajlar veren Bediüzzaman Hazretlerinin, eğitim noktasındaki bakış açısını değerlendirmek üzere toplanmış bulunuyoruz. Bu gün ve yarın birçok kıymetli panelistimiz bu hususta birbirinden değerli fikirlerini inşallah bizlerle paylaşacaklar.
[Devamını oku…]
Unutulmuş Sünnetler
Mahmud bin Mansur’un kaynaklara dayanarak derlediği “Terk Edilmiş Sünnetler” kitabı “Polen Yayınları”nın önemli bir çalışması olarak İlyas Bulut tercümesiyle yayımlandı.
O kitaptan nakil olarak, uygulaması genel manada ihmal edilen bazı sünnetleri sizinle paylaşmayı düşünüyoruz. Bundan muradımız; bir sünnet dahi olsa onun ihyâsına vesile olmaktır. Zira Rasül-i Ekrem Efendimiz (sav) buyuruyorlar ki: “Kim benden sonra unutulmuş olan bir sünnetimi ihya ederse beni seviyor demektir. Beni seven de benimle beraberdir. (İbni Mace, 4077) ”
[Devamını oku…]
Hadis İlmi
-Râvinin adâleti ile alâkalı cerh sebepleri nelerdir?
a.Kizbu’r râvi: Râvinin hadis rivâyetinde yalancılığıdır. Yâni Hz. Peygamber’in söylemediğini söylemiş, yapmadığını yapmış gibi rivâyet etmesi. Böyle bir kusurun tespit edilmiş olması halinde râviye asla itibar edilmez.
[Devamını oku…]
- « Önceki Sayfa
- 1
- …
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8
- …
- 11
- Sonraki Sayfa »