İki kutuplu merkez hükmündedir insanlık. Bir tarafta solucana heveslenip nefis oltasında cehenneme akan varlıklar. Diğer tarafta varlığıyla beraber varlığın anlamını fark etmeye çalışan kullar. Aynı dünyaya bakan gözler var. Fakat her gözde ayrı dünyalar var. Balık ruhlu insanlar şeytanın oltasına yem olarak alçalırken, vahşi sesleri ve gaddar pençeleri kana bulamıştır insanlığın güzel çehresini.
[Devamını oku…]
Hiç Kimse Hiç Bir İşini Besmelesiz Bırakmasın!
BESMELENİN ÖNEMİNE DAİR BAZI RİVÂYETLER
Peygamber Efendimiz (asm), “Hoca çocuğa, Besmele okur, çocuk da söyleyince, Allahü Teâlâ, çocuğun ve anasının ve babasının ve hocasının Cehenneme girmemesi için senet yazdırır.” buyurdu. (İbn-i Kesir)
“Besmele ile başlanmayan her önemli iş noksan kalır.” (Beyhâkî)
“Yemeğe başlarken, Allahü teâlânın adını anın, yani Besmele çekin! Başında Besmele çekmeyi unutan, hatırladığı zaman, “Bismillâhi alâ evvelihi ve ahirihi” desin!” (Ebu Davud, Tirmizi, Hâkim)
[Devamını oku…]
Âlem-i Asgar’ın Baharı: Tevbe
Her baharın nihaî dirilişe şehâdette bulunduğu gibi, benî âdemin nihâî dirilişine manevi şehâdettir tevbe…
Makro âlemin diriliş delilidir; mikro âlemin kalbî diriliş eylemi olan tevbe…
Benî âdemin Hz. Âdem’e uyması, sâlikler yolunun ilk başlangıcı, kurtuluşa ermişlerin ana sermâyesi, mürîdlerin ilk adımları, Cenâb-ı Rahmân’a yaklaşmak isteyenler için tercih ve ihtiyar edilmelerinin kaynağı, mü’minin Nebi-i Zîşan’ına uymasıdır tevbe…
[Devamını oku…]
Ehl-i Fetretin Âkıbeti
Bin tane çekirdeği bulunan bir zat hikmet ve maslahatın gereği olarak bunlardan beş yüzünü toprağa gömerek ekiyor. Neticede hepsi çürüyor. Kalanlardan 250 tanesini daha ekiyor. Bunlar çürümeden bağında hepsi birer ağaç oluyor. Şüphesiz bu adam geriye kalan 250 adedini de “bunlar ekilip ağaç olmadı” diyerek çürümüş olanlara yapılan muameleyi yapıp çöpe atmayacaktır. Belki bağında ağaç olup büyüyenlere sahip çıktığı gibi o çekirdeklere de sahip çıkacaktır.
Fetret, vahiy ve semavi hükümlerin sükûn ve duraklama zamanı olduğu için, iki peygamber-i zîşan devirleri arasındaki zamana denir. Hatta yürürlükte olan bir dinin hükümleri kendilerine ulaşıp hakkıyla anlatılmayan kişiler için de fetret devri geçerlidir. Onlara da ehl-i fetret denilir.
[Devamını oku…]
Nübüvvet-i Ahmediye (asm)’ın Sekiz Delîli
Nübüvvet, dünya tarihinde insanın yaratılışı kadar eskidir. İlk insan ve ilk peygamber olan Hz. Âdem ile başlayan peygamberlik silsilesinin en son ve en nuranî halkasını Fahr-i Âlem ve Nebiyy-i Muhterem (s.a.v.) Efendimiz oluşturmuş ve Hatem-ü’l-Enbiyâ (nebîlerin sonuncusu) unvanını almıştır. Saadet-i ebediyenin muhbiri ve müjdecisi olan Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselam’ın peygamberliğini ispat eden deliller had ve hesaba gelmez. Denizden bir damla kabilinden O Zat (asm)’ın sıdkına ve nübüvvetine gayet kuvvetli birer şehadet hükmünde sekiz hâleti zikrederiz. Şöyle ki:
1. Okuma – yazma öğrenmediği ve ümmî olduğu halde vahşi ve âdetlerinde mutaassıp, inatçı, muhtelif akvâmı ne çabuk ahlâk-ı İslamiye ile techîz edip bunun gibi daha birçok harika icraatı yapmasıyla on dört asrın akıl sahiplerini ve felsefecilerini hayrette bırakması emsalsiz bir hâlettir.
Dünya Mescidinin Mihrâbı: Mekke
DÜNYANIN MERKEZİ: MEKKE
Geçtiğimiz Nisan ayında, İslâm Hukuku ve Jeoloji mevzularında uzman ilim adamları, Katar’ın başşehri Doha’da tertîb edilen “Dünyanın Merkezi Mekke” isimli konferansta bir araya geldiler. Konferansa katılan ilim adamları dünya saat ayarlamasında başlangıç noktası olarak İngiltere’deki Grinviç (Greenwich) yerine Mekke’nin kabûl edilmesini taleb ettiler.(1)
- « Önceki Sayfa
- 1
- …
- 142
- 143
- 144
- 145
- 146
- …
- 169
- Sonraki Sayfa »