Üstad Bediüzzaman’ın Risale-i Nur Külliyatın’da 18. Lema adlı risalede Hz. Ali’nin Ercuze denilen bir şiirinden bahsedilir. Bu şiirde Hz. Ali, Cebrail (as)’ın içinde ism-i a’zam olan küçük bir sahifeyi kendisinin kucağına bıraktığı anlatmaktadır. Bu risaleyi okuyan bazı şahıslar “Hz. Ali peygamber mi ki Cebrail ona bir sahife getirip veriyor?” diye itiraz ederek Üstada ve Nur Talebelerine hücum ediyorlar. Bazıları da bu şiirin hangi hadis kitabında geçtiğini soruyorlar.
Alim ismi
el-ALİM
Her şeyi çok iyi bilen…
Allah, her şey’i tam mânasıyla bilir. Her şey’in, içini, dışını, inceliğini, açıklığını, önünü, sonunu, başlangıcını, bitimini çok iyi bilendir O. Olmuşları bildiği gibi, olacakları da aynı şekilde bilir. Onun için, olmuş – olacak, gizli – açık söz konusu değildir. Bunlar, insanlar hakkında geçerli olan mefhumlardır. İnsanların bilmesi nisbî ve ârızîdir. Allah’ın bilmesi ise, – bütün isim ve sıfatlarında olduğu gibi – zâtî’dir. Onun için O’nun bilmesinde dereceler bulunmaz..
[Devamını oku…]İnsanların Fıtrî Dini İslamiyettir
Evet, insanların fıtrî dini İslâmiyet’tir. Buna binlerce delil ve burhanlardan yalnız insanların yaşamasını delil olarak göstermek kâfidir. Dikkat ettiğimizde görüyoruz ki dünyaya gelen her çocuğun sevimli bir hâli vardır.
Fettah ismi
el-FETTAH
Her türlü müşkilleri açan ve kolaylaştıran ….
Fettâh kelimesi, feth’den gelmektedir. Feth ise, “kapalı olan şey’i açmak manasında dır..
Kapalı bir şeyi açmak..
[Devamını oku…]KÂİNATTAKİ TESETTÜR
Ezel ve ebed sultanı olan Rabbi Rahimimiz, kelam sıfatından gelen Kur’an ile tesettürü emrettiği gibi, kâinat kitabının lisan-ı halleriyle de emrediyor.
Tesettür; setretmek, örtmek, gizlemek, korumak manasına gelir. Cenab-ı Hakkın hadsiz fiili isimlerinden birisi Settaru’l-Uyubdur. O, ayıpları kusurları örten ve bağışlayandır.
KUR’ÂN-I KERÎM’DE DUA VE EHEMMİYETİ
Dua, lügat olarak seslenmek, çağırmak, davet etmek, bir şey veya yardım istemek gibi manalara gelmektedir.[1] Kur’ân-ı Kerîm’de ibadet,[2] yardım istemek[3] nidâ etmek[4] gibi manalarda kullanılmıştır.
Dinî bir ıstılah olarak ise; insanın acizliğini anlayarak, mutlak kudret sahibi olan Allah’tan af ve mağfiret dilemesi, dünyevî ve uhrevî talebde bulunması manalarına gelmektedir.
Cenâb-ı Hakk birçok ayetin ifadesiyle duamıza ehemmiyet vermekte ve bizi duaya teşvik etmektedir. Dualarımızın makbuliyeti için maddî manevî dikkat etmemiz gereken bazı hazırlıklar olmalıdır.
- « Önceki Sayfa
- 1
- …
- 94
- 95
- 96
- 97
- 98
- …
- 169
- Sonraki Sayfa »