MÂNÂSI HAKKINDA İZAHLAR
Hayy, lügatte diri, canlı manasına gelir. Allah’ın sıfatlarından olup devamlı var olan, kesintiye uğramayan, varlığı ezeli ve ebedî olan demektir.
Hayy, bütün yönleriyle tam bir hayata sahip olan demektir. İşitme, görme, kudret ve irade sahibi olmanın yanında diğer zatî sıfatlara da sahip olan ve eksiksiz bir hayatın bütün anlamlarını kendinde toplayan kimsedir.
Ehl-I Sünnet
Sünnet bilindiği gibi, Peygamberimizin söz, fiil ve takrirleridir. Ehl-i Sünnet terkibi ise, “Sünnete taraftar olanlar” manasına gelir. Günümüzde Ehl-i Sünnet denilince amelde Hanefî, Şafiî, Malikî, Hanbelî; itikatta ise Eş’ari ve Maturidî mezhebine taraftar olanlar akla gelmektedir. Amelde 4, itikatta 2 mezhep, Peygamberimizin ve sahâbenin inanç ve yaşantılarını devam ettirdikleri için, İslâm’ın ilk yüzyılından bugüne kadar daima bu sıfatla anılmışlardır.
[Devamını oku…]
Mucizelerin Hakkaniyeti
Hazreti Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm nübüvvet (peygamberlik) dava etmiştir. Davasına delil olarak Allah kelamı Kur’an-ı Kerim başta olmak üzere bin kadar mucize göstermiştir. Bütün bu mucizelerin varlığı nübüvvet davasının vukuu kadar kesindir. En inatçı kâfirler dahi mucizelerin varlığını inkâr edememişler, kendilerini ve yandaşlarını kandırmak için bu harika hadiselere ancak “sihirdir” demişlerdir.
Kur’ân’ın Lafzındaki İ’câz
Kur’ân kelimesi, kıraattan gelir. Fu’lân bâbındadır. Baştan sona ve tamamıyla okuma ile dolu mânâsı verilebilir. Allah’ın kelâmı olduğuna kat’î îman ettiğimiz Kelâmullah’ın en çok Kur’ân ismiyle anılması tesadüfî olmasa gerek. Zâten inzal olan ilk âyet-i kerîmenin de “ikra” olması, ismiyle müsemmâ tâbirini akla getirmekte. İlk emrin “oku” olması ve bu emrin en başta, en fazla ve en çok Kur’ân’ın okunmasında uygulanması; hem ilk emrin üzerinde daha fazla düşünmemizi, hem de Kur’ân isminin hikmetleri üzerinde daha fazla durmamızı gerektiriyor.
Sekine Duâsı
Aslında daha en başında insan fıtri bir zikirle yaşamak zorunda bırakılmıştır. İnsanoğlu yaşamak için nefes almaya, dolayısıyla “Hû” zikrini her dâim tekrarlamaya mecburdur.
Yani bu fıtri vird, insanoğlunun yaşaması için kaçınılmaz bir evraddır. Öyle ki sonsuz hayat için de; isteyerek, bilinçlice hakkı zikretmemizi bizlere her an öğütler.
Hatta “Hû” zamirinin bütün dillerde ilginç ses benzerlikleri göstererek “O” anlamına geldiğini düşündüğümüzde, bu virdin lisanlar ötesi bir ilâhi yönlendirme olduğunu hemen fark ederiz.
Evliyalık ve Velilik
- Veli ne demektir?
Veli lügatte dost, muhib, yardımcı mânâlarına gelir. Istılahta ise, nefsiyle mücadele ederek mârifet ve ibadetlerle Hak Teâlâ’ya vâsıl olmuş, O’nun mânevî yakınlığına ermiş, dostluğunu kazanmış kimse demektir.
Âlimler, veliliği, umumî velilik (velâyet-i amme), hususî velilik (velâyet-i hassa) olmak üzere iki kısımda ele almışlardır.
- « Önceki Sayfa
- 1
- …
- 116
- 117
- 118
- 119
- 120
- …
- 169
- Sonraki Sayfa »