“Mümin, yeşil ekine benzer. Rüzgârla eğilir (fakat yıkılmaz). Rüzgâr sakinleştiğinde yine doğrulur. İşte mümin de böyledir; o da bela ve musibetler sebebiyle eğilir (fakat yıkılmaz). Kâfir ise sert ve dimdik selvi ağacına benzer ki Allah onu dilediği zaman (bir defada) söküp devirir.” Hadîs-i Şerîf (Buhârî, Tevhîd, 31)
Mukitü ismi
el-MUKİT
Her yaratılmışın azığını ve gıdasını tayin eden, azıkları beden ve kalblere gönderen….
Bu mânaya göre Mukît, Rezzak mânasınadır. Yalnız Mukît, Rezzâk’tan daha hususîdir. Rezzak, azık olanı da olmayanı da içine alır.
[Devamını oku…]Bilgisayarın ve İnternetin Zararları
Bilgisayarın ve İnternetin Zararları
pedagojidernegi.com
Aileler ilk önce çocuklarının bilgisayarı öğrenmesini keyifle izler ve bununla gururlanır. Sonrasında evde dağıtan ve koşturan bir çocuk yerine, yerinden kalkmayan, oyuncaklarını dağıtmayan bir çocuk anne-babalara daha avantajlı gelir. Zamanla bilgisayar oyunlarının keyfine varan çocuk ise gerçek oyunlardan tat alamaz olur. Gün geçtikçe bilgisayarda geçirilen süre artar ve ortaya bağımlılık çıkabilir. Kendini durdurmakta zorlanan çocuklar, bilgisayar başında geçirdikleri süreyi kontrol edemezler. Bu kontrolsüzlüğün sonu bağımlılıkla biter.
Ne Ekersek Onu Biçeceğiz!
Çiftçinin tohumla ilişkisi gibidir, gençle yetişkinin muhataplığı. Zahirde bakıldığında küçük, kuru bir odun parçası tohum. Önemli olan zahirde görünüşü ve vasıfları değil, içinde barındırdığıdır halbuki önemli olan. Ondaki mahiyeti bilmektir. Mahiyet nedir? O nedir, sualine vereceğin cevaptır. Ver/ebil/diğin cevaba göre de her şey değişecektir.
Kuru bir odun ve ehemmiyetsiz bir nesnedir dediğin andan itibaren, bütün keyfiyeti ile birlikte zevale mahkum edeceğin bir var’dır o tohum. Fakat bu küçük, kuru şey içerisinde büyük bir ağacı ve kendi gibi binlerce mahiyetleri barındıran bir varlıktır dediğin andan itibaren ise, büyük bir umut ve ehemmiyetli bir gelecektir o çekirdek.
Kebir ismi
el-KEBİR
Büyüklükte kendisinden daha büyüğü düşünülemeyen…
Allah Teâlâ kibriyâ sâhibidir. Kibriyâ, zâtın kemâli demektir. Her bakımdan büyük, varlığının kemâline hudut yoktur. Bütün büyüklükler O’na mahsustur.
[Devamını oku…]Karınca Deyip de Geçme!
Allah Teâlâ Hazretleri Süleyman (as)’ı eşsiz bir saltanat ve mülk sahibi yaptı. O geniş mülkte kendisine hizmetçi olarak da insanları ve cinleri emrine muti eyledi. Gitmek istediği her tarafa gidebilmesi için de rüzgârı kendisine itaatli kıldı. Hayvanatın dillerini ona öğrettiği gibi, onlarla konuşma imkânını da verdi. Ta ki bizler anlamsız zannettiğimiz âlemde ne hikmetler var görüp ders alalım.
- « Önceki Sayfa
- 1
- …
- 84
- 85
- 86
- 87
- 88
- …
- 168
- Sonraki Sayfa »