Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin keyfiyet ve kemmiyet meselesine son derece önem verdiğini tarihçe-i hayatından ve Risale-i Nur’daki ifadelerden anlıyoruz. Malum olduğu üzere keyfiyet nitelik, değer, kalite anlamlarına gelirken; kemmiyet ise, nicelik ve sayıca durum anlamı taşımaktadır. Kaliteli, çağın gerektirdiği şekilde iyi yetişmiş donanımlı insana olan ihtiyaç her geçen gün artan hizmet faaliyetleri açısından açıkça görülmektedir. Bu da keyfiyet ve kemmiyet meselesini yeniden gündeme getirmektedir.
Şehid ismi
( اَلشَّهِيدُ )eş-ŞEHİD
Her zamanda hâdiselerin dış yüzünü bilen ve her yerde hâzır ve nâzır olan…
Allah, mutlak surette herşey’i bilmesi bakımından Alîm’dir. Hâdiselerin esrarını, iç yüzünü bilmesi yönünden Habîr’dir. Dış yüzünü bilmesi yönünden de Şehîd’dir
[Devamını oku…]TESETTÜRÜN GEREKLİLİĞİ
Allahu Teâlâ’nın kadınların örtünmelerini emretmesin de çok hikmetler vardır. Kadınların örtünmeleri onların yaratılışlarının gereğidir ve fıtratları, duyguları bunu emreder. Hem tesettür, toplumsal değerlerin, huzurun, ahlakın ve aile kurumunun korunmasını sağlar. Açıklık ise tam tersi kadınları, aileleri ve hayatı sıkıntılar içine sokar. Topluma, ahlaka, huzura ve aile kurumuna zarar verir.
Ba’is ismi
el-BAİS
Ölüleri diriltip kabirlerinden kaldıran; gönüllerde saklı olanları meydana çıkaran..
Allah Teâlâ insanları, onlar ölüp toprak olduktan sonra âhiret günü dirilterek kabirlerinden kaldıracak ve ruhları ile cesedleri birlikte olarak hesaplarını görecek, sonra da yine ruh ve cesedleri birlikte olarak mükâfat veya cezalarını verecektir..
[Devamını oku…]GAFİL KAFAYA BİR TOKMAKTIR. BİR DERS-İ İBRETTİR.
وَمَا الْحَيَاةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا مَتَاعُ الْغُرُورِ
Ey gaflete dalıp ve bu hayatı tatlı görüp ve ahireti unutup, dünyaya tâlib bedbaht nefsim! Bilir misin, neye benzersin? Devekuşuna. Avcıyı görür, uçamıyor, başını kuma sokuyor. Ta avcı onu görmesin. Koca gövdesi dışarıda. Avcı görür. Yalnız o, gözünü kum içinde kapamış, görmez. Ey nefis! Şu temsile bak, gör. Nasıl dünyaya hasr-ı nazar, aziz bir lezzeti elim bir eleme kalb eder. Meselâ şu karyede -yani Barla’da- iki adam bulunur. Birisinin yüzde doksan dokuz ahbabı İstanbul’a gitmişler. Güzelce yaşıyorlar. Yalnız bir tek burada kalmış. O dahi oraya gidecek. Bunun için şu adam İstanbul’a müştaktır. Orayı düşünür. Ahbaba kavuşmak ister. Ne vakit ona denilse: “Oraya git!” sevinip gülerek gider.
Mecid ismi
El-MECİD
Zâtı şerefli, ef’âli güzel olan, her türlü övgüye lâyık bulunan
Zâtı şerefli, ef’âli güzel olan, her türlü övgüye lâyık bulunan
Biri: Azamet ve kudretinden dolayı yaklaşılamaz olmak
İkincisi: Yüksek huylarından, güzel işlerinden dolayı övülüp sevilmek
[Devamını oku…]- « Önceki Sayfa
- 1
- …
- 80
- 81
- 82
- 83
- 84
- …
- 168
- Sonraki Sayfa »